Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Organizasyonu FAO, küresel ısınma nedeniyle dünya gıda stokunun hızla azaldığını ve yakın gelecekte özellikle gelişmekte olan ülkelerin ciddi bir sıkıntıyla karşılacağını açıkladı.







İSTANBUL - International Herald Tribune gazetesinde yer alan değerlendirmeye göre, dünyanın yiyecek stokunun bu kadar hızlı ve etkili düşüşü öngörülemedi. Aynı değerlendirmeye göre gıda fiyatları da tarihi seviyelere yükseliyor.

FAO Başkanı Jacques Diouf, gelişmekte olan ülkelerde gıda bulma sıkıntısının birçok insanın hayatı için ciddi bir risk oluşturacağını söylüyor.

GIDA FİYAT ENDEKSİ BİR YILDA 4 KAT YÜKSELDİ

FAO, 2006 yılında yüzde 9 artan gıda fiyat endeksinin, bu yıl, küresel ısınmanın getirdiği kuraklıktan ötürü yaklaşık 4 kat arttığını ve endeksin yüzde 40’a yükseldiğini duyurdu. Buna göre, dışarıdan gıda almak zorunda olan ülkelerin ithalat gideri yüzde 25 artarak, 107 milyon doları buldu.

İklim değişikliği ve küresel ısınma dünya çapında tahıl rezervlerinde de yüzde 11’lik bir azalmaya yol açtı ve rezervler 1980’den beri ilk defa en düşük seviyeye ulaştı. Buna göre sene başında dünyanın 11 haftalık mısır stoku varken, bu süre 2007’nin son ayında 8 haftaya düştü.

TAHIL FİYATLARI PSİKOLOJİK SINIRDA
FAO Başkanı Diouf, tahıl ve yağ tohumları fiyatlarının da rekor seviyede olduğunu söyledi. Tahıl fiyatları 2006’dan bu yana 130 dolar yükselerek, yüzde 52 oranında bir artış kaydetti. Bu sayede tahıl fiyatları, kile başına 10 dolara ulaştı ki, bu da petrol fiyatının varil başına 100 dolar psikolojik sınırına ulaşmasına denk.

Diouf bu gelişmelerin, gıdada arzın talebi karşılayamamasının bir sonucu olduğunu söyledi ve bu sıkışıklığın kolay kolay giderilemeyeceğini belirtti.

KÜRESEL ISINMA VE BİYOYAKIT
Diouf’a göre denklemin arz tarafını olumsuz etkileyen iki faktör var: Küresel ısınmanın erken etkileri olan ürün verimliliğindeki düşüş ve tarım ürünlerinin insan ihtiyacını karşılamaktan çok, biyoyakıt üretimi ve hayvan beslemeye yönelik kullanılması.

Diğer yanda dünya nüfusunun artmasıyla tahıl ihtiyacının da arttığını belirten Diouf, yükselen et talebini karşılamak için tahıl stokunun hayvanları beslemeye yönelik kullanıldığını söyledi.

Diouf şimdiden kuraklık, seller ve fırtınalar gibi alışılmadık hava koşullarının Avustralya ve Ukrayna gibi ülkelerde üretimi düşürdüğünü söyledi.

KUSURSUZ FIRTINA
Dünya Gıda Programı Direktörü Josette Sheeran bu durumu, açlık çekenleri daha da zor durumda bırakan bir “kusursuz fırtına” olarak tanımladı. Sheeran, Dünya Gıda Programı’nın gıda temini maliyetinin son 5 yılda yüzde 50 arttığını ve bunun alım gücü düşük olan kişileri olumsuz etkilediğini belirtti.

İklim uzmanları ise karşılaşılan sorunun küresel ısınmanın etkileriyle doğru orantılı olarak artacağı konusunda uyarılarda bulunuyor.

Canberra’daki Commonwealth Bilimsel ve Endüstriyel Araştırma Merkezi Başkanı Mark Howden da bu tezi destekler nitelikte bir örnek verdi, ve Güney Avustralya’ya son yıllarda düşen yağış oranının azalması sonucu birçok çiftçinin toprağını satarak suyun daha bol olduğu Tazmanya’ya göç ettiğini söyledi.

Howden, ABD, Avustralya ve Avrupa’da küresel ısınmadan kaynaklanan etkilere uyumu kolaylaştırabilecek teknolojik, maddi ve bilimsel altyapı bulunduğunu, fakat gelişmekte olan ülkelerin bu yoksunluklarından ötürü daha kritik bir noktada durduklarını belirtti.

TÜM ÜLKELER DURUMUNU GÖZDEN GEÇİRMELİ
Bu gelişmeler ışığında FAO Başkanı Diouf, bütün ülkeleri ve uluslararası kuruluşları, geçmişteki ekonomik şartlara göre kararlaştırdıkları tarım ve yardım politikalarını gözden geçirmeye davet ediyor. Örneğin artan maliyetler yüzünden fakir ülkelere yiyecek gönderilmesindense, söz konusu ülkelerdeki çiftçilere yerel bazda destek verilmesi FAO’nun yeni önerilerinden biri.

Gıda fiyatlarındaki artış yüzünden şimdiden Senegal, Fas ve Moritanya gibi ülkelerde siyasi gerilimlerin yaşandığını söyleyen Diouf, FAO’nun fakir ülkelere iklim değişikliğine uyum sağlayabilmeleri için destek inisiyatifi başlatacağını açıkladı.