Türksoy’la İpekyolu programı olarak şimdiye kadar pek çok bilinmeyen ilginç konuyu ekrana taşıdık. Mesela bütün Türkiye, Orta Asya’daki Sürgün Karadenizliler’i Türksoy’la İpekyolu’yla öğrendi. Kırgızistan’ın Oş bölgesinde, Kökcar köyünde yaşayan ve Türk düşmanı Stalin’in zulmüne uğramış Rize’li ve Trabzon’lu soydaşlarımızdan devletin haberi yoktu. Şimdi herkes haberdar…Ardından Bakü’de Son Osmanlı Nevruz Dede dosyasını açtık. 1918 yılında Azerbaycan’ı Ermeni istilasından kurtaran Nuri Paşa ve Kafkas Türk Orduları’nın aziz bir hatırası olan 98 yaşındaki asırlık çınar Nevruz Dede, heybetli duruşu ve Türklük asaletiyle milyonları duygulandırdı. Vefatıyla ilgili programını yayınladığımızda Kanal7’nin telefonları kilitlenmişti.Türksoy’la İpekyolu’nun gündeme getirdiği pek çok konu, Türkiye’de ve Türk Dünyası’nda büyük heyecan fırtınaları oluşturuyor.Ergenekon’dan İzler, Atatük’ün Baba Ocağı Kocacık, Göktürkler’in Torunları, Nargin Adası, Emir Timur’un Mezarındaki Sır, Kafkas Kartalı Nuri Paşa, Balkanlardaki Türk İzleri, Sri Derya’da Dede Korkut, Türkistan’da Ahmed Yesevi, Anadolu’da Hasan Harakani gibi gündeme getirdiğimiz pek çok konu, inanıyorum ki vatandaşlarımızın şuurunda ve yüreğinde derin izler bırakmıştır.Bu hafta Türksoy’la İpekyolu, Türk tarihiyle ilgili çok önemli iki dosya açıyor.İlk dosyamız Avrupa Hun İmparatoru Attila’nın şimdiye kadar bulunamayan esrarengiz mezarıyla ilgili. Diğer önemli dosyamızı ise Tuna Nehri’nin ortasında 500 yıl boyunca Türk kültürünün yaşatıldığı Adakale’nin güzünlü öyküsü oluşturuyor.

TUNA NEHRİ’NDE ESRARENGİZ MEZAR!..

Geçtiğimiz hafta kameraman arkadaşım Mehmet Turan ve İş’te Hayat program editörü Abdullah Türksoy’la birlikte, Romanya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sayın Tamer Atalay’ın misafiri olarak Romanya’daydık. Başkent Bükreş’ten Sırbistan sınırındaki Moldova Nov şehrine kadar uzanan macera dolu bir seyahat gerçekleştirdik.Çok önemli iki konu hakkında araştırmalar ve TV çekimleri yaptık. Konu önemli olunca, ne buz gibi havaya, ne yağan yağmura ne de saatlerce süren yol yorgunluğuna aldırdık. Yıllardır Romanya’yla Türkiye arasında dostluk köprüleri kuran sevgili Tamer Atalay ağabey, beni telefonla aramış ve büyük Türk komutanı Attila’nın gizemli mezarıyla ilgili önemli bilgiler vermişti. Dünya tarihinin gelmiş geçmiş en önemli devlet adamları ve komutanları arasında gösterilen Tanrının Kılıcı Attila’nin mezarının Tuna Nehri’ndeki esrarengiz bir adada olabileceğini söylüyordu. Tamer Atalay’ın ve Moldova Nov kasabasının çabalarıyla şimdiye kadar hiçbir medya mensubunun giremediği yasak adaya girmeyi başardık. Soğuk havaya aldırmadan yaklaşık 1 saatlik bir yürümenin ardından, Attila’nın mezarı diye bilinen tepeye çıktık. Tuna Nehri’nin ortasındaki bir adada, doğal sebeplerle yüksek bir tepenin oluşması imkansız. Yanımızda bulunan Romen tapograf da aynı şeyi söyledi. Demek oluyor ki bu tepe sonradan oluşturulmuş. Yasak adada gördüğümüz manzara, Attila’nın mezarıyla ilgili olarak tarihçilerin verdiği bilgilerle örtüşüyor. Bazı kaynaklarda Attila 453 yılında, zifaf gecesi genç eşi tarafından zehirlenerek öldürüldükten sonra tabutu altın ve gümüşten yapılan bir tabuta konularak, Tuna Nehri’ndeki bir bölgeye defnedildi. Askerler miğferleriyle nehirden mezara kum taşıdılar. Mezarın yapımında çalıştırılan askerler daha sonra öldürüldü. Çünkü Attila, mezarının bilinmemesini vasiyet etmişti. Çekim yaptığımız yasak adadaki yüksek tepe, tarihçilerin anlatımına uygunluk gösteriyor. Üstelik bölge halkı da yüzyıllardır Attila’nın mezarının bu adada olduğuna inanıyor. Devrik lider Çavuşesku’nun, Macarlar’ın hak iddiası ihtimaline karşı adanın adını Deçabar diye değiştirdiği, adaya ziyaretleri yasakladığı belirtiliyor. Türksoy’la İpekyolu, “Attila’nın mezarı Tuna nehrindeki bu adada mı?” diye sorarken, aslında tarihçilere ve araştırmacılara yön göstererek çok önemli bir tarihi misyonu yerine getiriyor.Bir sonraki yazımda Tuna Nehri’nin ortasındaki Türk mührü Adakale’nin hüzünlü öyküsünü anlatmaya çalışacağım.Bu vesileyle, çalışmalarımız sırasında desteğini bizden esirgemeyen Romanya-Türkiye Ticaret ve Sanayi Odası’nın gayretli vatansever başkanı Tamer Atalay’a ve çalışma arkadaşlarına, tüm Oda yönetimine teşekkür ediyorum.