• Üye Girişi:
Toplam 5 Sayfadan 5. Sayfa BirinciBirinci ... 345
Toplam 68 sonuçtan 61 ile 68 arasındakiler gösteriliyor.
  1. #61
    B U R D A Y I M Mahsun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2009
    Bulunduğu yer
    Almanya
    Mesajlar
    9.498
    Konular
    2572
    Teşekkür
    76
    Aldığı Teşekkürler: 104
    Rep Puanı
    256903

    Standart

    Konaklama

    Kısa süreli konaklama için, çeşitli oteller, Japon tarzı ryokan , pansiyonlar (B&B),minshukular (aile konaklama evleri), kapsül oteller ve motellerden istifade edebilirsiniz. Uzun süreli konaklama için ise : gaijin evleri (yabancı evleri) veya kiralama olanaklarını kullanabilirsiniz. Gaijin evleri kiralama yöntemine göre çok daha ucuza mal olmaktadır anlaşmalar aylık olarak yapılmaktadır. Bir çok kişi uzun süreli konaklamada ilk öncegaijin evlerini tercih etmektedir ileride daha fazla kazanç elde ettiklerinde eve çıkmaktadırlar.

    Kısa Süreli Konaklama

    Oteller
    Fiyatlar günlük 8,000 yen ile 300,000 yen arasında değişmektedir. Tokyo'nun belli başlı en tanınan otelleri Keio Plaza Hotel, Shinjuku'da bulunan Hotel Century Hyatt ,Akasaka civarında Hotel New Otani, Hibiya'da Imperial Hotel . Kyoto'da bulunan Miyako Hotel ülkenin en pahalı otellerinden biridir.

    Ryokan

    Geleneksel Japon tarzı dekore edilmiş ve Japon yemeklerinin sunulduğu konaklama yerleri. Odaların zemini tatami kaplıdır. Tüm Japonya'ya yaklaşık 90.000 Ryokanbulunmaktadır bunlardan yaklaşık 2.000'i Batı tarzı dekore edilmiştir. Kişi başı konaklama ücreti YP için 6.000 yen ile 60.000 yen arasında değişmektedir.
    Ryokan'larda tatami zemine basılmaz ve ayakkabılar çıkarılır, girişte geleneksel çay seremonisi ile karşılanabilirsiniz, restoranlarında ise Japon mutfağının eşsiz lezzetlerini tatma fırsatı bulabilirsiniz, ayrıca konaklama için Yukata lar da odanızda hazır bekletilmektedir..

    Pansiyonlar
    Çoğu B&B olarak hizmet veren pansiyonların fiyatları günlük 6,000 ile 10,000 yen arasındadır.

    Minshuku
    Ryokan otelleri tarzında fakat onlar kadar geniş kapsamlı hizmet sunmayan geleneksel konaklama merkezleri. Fiyatları 7.000 yen ile 25.000 yen arasında değişmektedir.

    Kapsül Oteller
    Sadece Japonya'ya özgü kapsül oteller. Her kapsülde bir odada olan çoğu hizmet mevcuttur, örnek olarak TV, air-condition, telefon çoğu kapsül otelde standarttır. Banyolar ise ortak alandır, Fiyatları ise gecelik 5.000 yen civarındadır.

    Gaijin Evler
    Genellikle haftalık veya aylık olarak kiralanmaktadır , kişiye özel veya paylaşımlı odaları mevcuttur. Fiyatlar ise çok değişkenlik göstermektedir fakat Tokyo’da paylaşmalı bir oda aylık 30,000 yen tutmaktadır tek kişilik özel oda ise 60,000civarındadır. Mutfak ve banyo ortak kullanım alanlarıdır. Depozit ise talep edilmemektedir.

    Ev Kiralama
    Uzun süre konaklamayı düşünen biri mutlaka kendine ait bir daireyi kiralamak isteyecektir fakat bunun için temel 2 sorun maliyet ve yabancı olmaktır. Ayrıca çocuklar, öğrenciler, bekarlar için kısıtlamalar mevcuttur. Kiralar, evin büyüklüğüne, yaşına, bulunan hizmetlere, bulunduğu şehre göre değişkenlik göstermektedir.Tokyo'da mutfaksız ve banyosuz, küçük ve eski bir odanın kirası aylık 30,000 yen civarındadır, daha büyük bir ev düşünüyorsanız milyonlarca yeni gözden çıkartmanız gerekmektedir.











    Ömrümüz Rüzgarlar Altında Savrulan Bir Yaprak ne Kadar Geç Kalsakta Sonumuz Yine Kara Toprak





  2. Aşağıdaki Üyeler Mahsun Adlı Kullanıcıya Bu mesajından Dolayı Teşekkür Etti:

    SeFaM46 (16-11-2010)

  3. #62
    B U R D A Y I M Mahsun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2009
    Bulunduğu yer
    Almanya
    Mesajlar
    9.498
    Konular
    2572
    Teşekkür
    76
    Aldığı Teşekkürler: 104
    Rep Puanı
    256903

    Standart

    Şehirlerarası ulaşım


    Kısa süreli bir seyahat için havayolları iyi ama pahalı bir tercih olabilir. Uzun süreli bir seyahat ve ülkenin bir çok yerine ulaşım için ise trenler büyük kolaylık sağlamaktadır. Trenler için 7,14 ve 21 günlük pass kartlar da almak mümkün. Pass kart fiyatları yetişkinler için kullanılan sınıf ve süreye göre değişkenlik göstermektedir, buna göre 28.300 yen ile 79.600 yen arasında isteğinize göre pass kart bulabilirsiniz, 12 yaşından küçük çocuklara %50 indirim uygulanmaktadır.

    Havayolu
    Japonya'nın uluslararası bir çok havalimanı mevcuttur. Bunlardan başlıcaları Naritayakınlarında bulunan Tokyo Uluslararası Havalimanı ve Osaka'da bulunan KansaiUluslarası Havalimanı'dır. Naha, Kagoshima, Nagasaki, Fukuoka, Nagoya, Niigata veSapporo şehirlerinde bulunan diğer havalimanları ise daha çok yurt içi uçuşlar için kullanılmaktadır. Tokyo'nun 2. havalimanı Haneda'da sadece yurt içi uçuşlar için kullanılmaktadır.
    JAL (Japan Airlines), ANA (All Nippon Airways) ve JAS (Japan Air Systems) en büyük 3 havayolu şirketleridir. Bilet fiyatları çeşitli tatil zamanlarına göre büyük değişkenlikler göstermektedir.

    Shinkansen Hızlı Trenleri
    1964 Tokyo Olimpiyat oyunları ile hizmete açılan Shinkansen hızlı trenleri Japonya'nın en önemli sembollerinden biridir ayrıca en güvenli ulaşım araçlarıdır hizmet vermeye başladıkları tarihten günümüze ölümcül bir kaza meydana gelmemiştir.
    Bu trenler JR Doğu ve JR Batı olarak iki ayrı işletmeye bölünmüş JR (Japon Demir Yolları) tarafından idare edilmektedir. Ana hızlı tren hatları şunlardır Tokyo'dan Osaka'ya Tokaidohattı, aynı hat oradan San-yo hattı ileKyushu'da bulunan Hakata'ya devam etmektedir; Tohoku hattı Morioka'ya,Joetsuhattı ise Niigata'ya ulaşımı sağlamaktadır. JR Doğu Yamagata, Akita ve Nagano hatlarının yapımını 1990'da tamamlamıştır.

    Eğer pass kartınız var ise sadece biletinizi onaylatmak için danışmaya uğramanız yeterli. Yeşil pass kartı ise birinci sınıf yolculuklar için alınmaktadır. Tüm bilet rezervasyonlarınızı JR Travel Centers aracılığı ile veya herhangi bir istasyonda görebileceğiniz (sağda) Midori no Mado-guchi (Yeşil Pencere) işaretli yerlerden yaptırabilirsiniz. Biletler seyahat tarihinden bir ay önce alınabilmektedir.
    Diğer Trenler
    Eğer yolculuk için bol bol zamanım var ve biraz daha ucuz olsun diyorsanız normal tren hatlarını kullanmak en mantıklı yöntemdir. Ayrıca Japon Demir Yolları birçok dönemde indirim ve kampanyalar düzenlemektedir.

    Otobüsler
    Şehirlerarası ulaşımda diğer bir alternatif ise tüm ülkeye yayılan hattı ile otobüslerdir. Trenler için kullanacağınız pass kartınız bazı ekspres otobüslerde de geçmektedir. Fakat tabiki Shinkansen trenleri kadar hızlı olamamaktadır. Diğer otobüs işletmeleri de bir çok ucuz alternatifi hizmetinize sunmaktadır.

    Feribotlar
    Japonya'yı oluşturan ve günümüzde birbirlerine köprüler, tüneller ve yollar ile bağlı olan ana adalar arasında seyahat etmenin en keyifli ve ucuz yöntemlerinden biri ise feribotlardır. Ayrıca diğer ufak adalara feribot ve uçak haricinde herhangi bir şekilde ulaşım mevcut değildir.Diğer adalar arasındakilerin en büyüğü Sado ile ana ada arasındaki mesafe feribot ile 2 saat hızlı feribot olan jetfoil ile ise 1 saat sürmektedir.

    Oto Kiralama
    Otomobil kiralama tabiki diğer ulaşım yöntemlerine oranla en pahalı olanıdır. Fakat bilinmeyen ve unutulmuş yerleri keşfetmenin en kolay yöntemidir. Kiralamayı havalimanları veya tren istasyonlarından isteğinize göre yapabilirsiniz. Avrupa ve Amerika'da hizmet veren birçok oto kiralama firması Japonya'da da hizmet vermektedir.











    Ömrümüz Rüzgarlar Altında Savrulan Bir Yaprak ne Kadar Geç Kalsakta Sonumuz Yine Kara Toprak





  4. #63
    B U R D A Y I M Mahsun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2009
    Bulunduğu yer
    Almanya
    Mesajlar
    9.498
    Konular
    2572
    Teşekkür
    76
    Aldığı Teşekkürler: 104
    Rep Puanı
    256903

    Standart

    Şehiriçi ulaşım


    Japon Demir Yolları (JR)
    Japon Demiryolu ağı tüm ülke çapında sahip olduğu 21.000 km.'den fazla uzunluğa sahip demir yolu ağında günde yaklaşık 20.000 farklı hizmet sunmaktadır. En kısa mesafenin fiyatı 130 yen'dir. Her istasyon otomatik bilet satış makineleri ile donatılmıştır. Eğer gideceğiniz yerin Japonca ismini biliyorsanız çok kullanışlıdır. Diğer bir alternatif ise 3-5 ve 10 bin yen'e alabileceğiniz ön ödemeli i-o Kart lardır. Eğer aynı mesafeyi uzun süre sık sık kullanacak iseniz aylık teiki-ken pass almanız daha faydalıdır.
    Şehirler içerisinde demiryolları birçok metro istasyonu ve otobüs durakları ile kesişmektedir, bu gibi durumlarda yolcular aldıkları bilet dahilinde araç değiştirebilmektedir.

    (Soldaki resim Bilet gişesi)


    Özel Demir Yolları
    Birçok bölgede hizmet veren özel demir yolu şirketleri de faaliyet göstermektedir. İstasyonlar ise şehir ve alışveriş merkezlerinden uzaklarda konumlanmıştır. Tokyo'da bulunan özel hatlar daha çok banliyölere hizmet vermektedir.

    Metro
    Metrolar Japonya'nın yoğun nüfus ve küçük yüzölçümüne rağbetle büyük kolaylık sağlayarak, şehir içi ulaşımı çok rahatlatmaktadır. Tokyo, Yokohama, Nagoya, Kyoto, Osaka ve Sapporo gibi şehirlerde metro hatları özel şirketler tarafından işletilmektedir. En büyük dezavantajları ise gece yarısından sonra sabah 05:00'a kadar hizmet vermemeleridir.
    Tokyo metrosunu iki firma işletmektedir,Eidan ve Toei ve toplam 12 hattan oluşmaktadır. Hatlar renklerle gösterilmiştir fakat en zor olan kısım sadece kanji harfleri ile bilet satan gişelerden bilet almaktır. En kısa mesafe 160 yen tutarındadır ve trenlere göre biraz pahalıdır.


    Otobüs
    Japonya'da seyahat eden birçok kimse otobüsleri hiç kullanmamışlardır. Özellikle şehir merkezlerinde metro ve tren hatları o kadar iyi bir ağa sahiptirler ki otobüs kullanmaya hiç gerek kalmamaktadır. Fakat eğer şehirden uzak bir banliyöde veya kasabada kalıyorsanız en uygun ulaşım araçlarından biri de kasabanızın otobüs hatlarıdır. Metro ve tren hatlarına oranla otobüsler için kısa mesafeler pahalı fakat uzak mesafeler ise ucuzdur. Otobüslerde arka kapıdan bindiğinizde makineden biletinizi alırsınız ve ineceğiniz durakta ön kapının yanında bulunan ve mesafenize göre ödeme yapacağınızı hesaplayan makineye ödemenizi yapıp ön kapıdan inersiniz. En önemli sorun tüm bilgilendirme panoları ve haritaların Japonca olmasıdır, ayrıca şehir içi trafiğini de unutmamak gerekmektedir.

    Taksi
    Taksi fiyatları geçmiş yıllara oranla rekabetten dolayı daha ucuzdur. fakat halen en pahalı ulaşım araçlarıdır başlangıç 600 yen'dir ve her 400 metrede bir 80 yen artış göstermektedir. Gece 11'den sonra ise hizmet %20 daha pahalıdır. Yani en son treni kaçırırsanız pahalı bir dönüşe hazırlıklı olmanız gerekmektedir. Kırmızı işaret boş olduğunu yeşil işaret ise dolu olduğunu ifade etmektedir. Kapı otomatik olarak beyaz eldivenli şoför tarafından açılır ve kapanır, Japonya taksileri temizlik ve servis açısından dünyada önde gelir. Özellikle istasyonların önünde taxi-noriba (durak) larını bulabilirsiniz, geceleri veya yağışlı günlerde taksi bulmak biraz daha güçleşmektedir.












    Ömrümüz Rüzgarlar Altında Savrulan Bir Yaprak ne Kadar Geç Kalsakta Sonumuz Yine Kara Toprak





  5. #64
    B U R D A Y I M Mahsun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2009
    Bulunduğu yer
    Almanya
    Mesajlar
    9.498
    Konular
    2572
    Teşekkür
    76
    Aldığı Teşekkürler: 104
    Rep Puanı
    256903

    Standart

    Tokyo


    Tokyo, Japonya'ya açılan ana kapı, ekonominin ve yönetimin başkenti.

    2031 Km² lik yüzölçümüne sahip Tokyo'nun nüfusu 12 milyon kişiyi geçmektedir. Japonya'nın tüm şehirlerarası ulaşımı Tokyo üzerine yapılandırılmıştır, bunun sonucu olarak şehir metro ve tren hatları ile çevrilmiştir.

    Fakat maalesef turistik açıdan sizi hayal kırıklığına uğratabilir.
    Fakat yinede aşağıda gezilecek bazı yerleri bulabilirsiniz...

    Shinjuku
    Shinjuku'yu iş merkezinden daha çok bir eğlence merkezidir. Kabukicho sektörü garın batı yakasında gece hayatını renklendirmektedir. Güneyde ise Kraliyet ailesine aitShinjuku-Gyoen parkı bulunmaktadır. Bu park doğu ve batı tarzı bahçeleri ile meşhurdur.

    Ginza
    Yurakucho tren istasyonuna yakın olan Ginza, tam bir alış-veriş merkezidir. Büyük mağaza zincirleri, lüks butikler, restoranlar, Chuo-dori caddesine peşi sıra paralel yer alan kafeler ve barlar semtin her yerini süslemektedir.

    Asakusa
    Asakusa şehrin önemli merkezlerinden biridir.Küçük hediyelik eşya mağazalarının yer aldığı sokaklardan geçerek Asakusa Kannon tapınağına ulaşabilirsiniz. Kannon adına yapılan bu tapınak inşa edildiği 7. yy. dan günümüze Tokyo halkı tarafından büyük rağbetle ziyaret edilmiştir. Bu meydanda toplulukları çeken bir çok büyük gösteri düzenlenmektedir.

    Shibuya
    Tren istasyonunun yanında ter alan Shibuya içerisinde barındırdığı bir çok mağazalarla daha çok Japon ailelerini ve gençlerini bu bölgeye çekmektedir. Merkezde bir çok restoran ve cafe hizmet sunmaktadır.

    Harajuku
    Eğer Tokyo'da boş bir pazar gününüz olursa, mutlaka Harajuku'ya uğramayı ihmal etmeyin. Çeşitli kılıklara girmiş çılgın Japon gençlerini görebilir, birçok grubun yer aldığı her türden açık hava konserlerini izleyebilirsiniz.
    Akihabara
    Tek bir kelime ile Akihabara elektronik eşyaların ve bilgisayar oyunlarının cenneti konumundadır!!! Gece ziyareti sakıncalı olabilir.












    Ömrümüz Rüzgarlar Altında Savrulan Bir Yaprak ne Kadar Geç Kalsakta Sonumuz Yine Kara Toprak





  6. #65
    B U R D A Y I M Mahsun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2009
    Bulunduğu yer
    Almanya
    Mesajlar
    9.498
    Konular
    2572
    Teşekkür
    76
    Aldığı Teşekkürler: 104
    Rep Puanı
    256903

    Standart

    Kyoto


    Tokyo'ya 513 km. Osaka'ya ise 40 km. uzaklıkta bulunan Kyoto Japonya'da turizmin başkentidir. Muhteşem tepelerle çevrilmiş Kyoto tarihsel merkezleriyle ve unutulmaz efsaneleriyle eski Japon kültürünün tüm mirasını bünyesinde barındırmaktadır.

    Yeni endüstrilerin şehre girmesine rağmen şehir halen porselen ve seramik sanayi, el işi lake kaplama sanayi, ipek endüstrisi, bronz ve demir işçiliği, bebek ve biblo üretimi gibi Japonya'nın geleneksel endüstrilerinin en büyük merkezidir. Babadan oğla geçen el işçiliği kavramı yavaş yavaş teknolojiye yenik düşmekte ve tüm geleneksel sanatları ve endüstrileri tehdit etmektedir.

    Kyoto aynı zamanda bayramların şehri olarak da bilinir. Takvimde yer alan bir çok geleneksel bayram renkli gösterilerle burada kutlanmaktadır. 794 senesinden 1868'e Japonya'nın başkenti olan Kyoto tarihi dokusunu yitirmemiştir ve halen bir çok eski tapınağı , titizlikle bakılmış bahçeleri ve sarayları turistlerin ziyaretine açmıştır.

    KIYOMIZU:
    Kiyomizu tapınağı her biri 15 metre yüksekliğinde 139 adet sütunun üzerinde bulunan ve tüm Kyoto'yu tepeden izleme fırsatı sunan dev terası ile meşhurdur.

    RYOANJI:
    Ryoanji tapınağı Zen felsefesinin temel taşları olan kaya ve kum birikintilerini içerisinde bulunduran geniş ve çok bakımlı bahçesi ile meşhurdur.

    SANJUSANGENDO:
    Tapınak en çok Bodhisattva Kannon'u 11 ayrı yüz ile ifade eden altın kaplamalı ahşap heykelleri ile meşhurdur. Bu heykel Kannonet 'in 28 tane koruyucusunu sembolize eden 28 adet heykel ile çevrilmiştir, ayrıca 1001 diğer tanrıça çevrelemektedir.

    KINKAKUJI:
    "Altın Ev" olarak tanınır, Shogun için inşa edilmiş bir villadır ve geniş bir bahçenin ortasında yükselmektedir. 1950 senesinde yanan orijinalinin yerine sahte altın yaldızlı yenisi yapılmıştır.











    Ömrümüz Rüzgarlar Altında Savrulan Bir Yaprak ne Kadar Geç Kalsakta Sonumuz Yine Kara Toprak





  7. #66
    B U R D A Y I M Mahsun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2009
    Bulunduğu yer
    Almanya
    Mesajlar
    9.498
    Konular
    2572
    Teşekkür
    76
    Aldığı Teşekkürler: 104
    Rep Puanı
    256903

    Standart

    Yakuza (Japon Mafyası)





    Japon mafyası Yakuza'nın durumu, son derece ilginç bir konudur. Piramit şeklindeki örgütlenişi, alt üst ilişkisi, insanlara yaklaşımı, katı kuralları, devleti ve ülkeyi herşeyden üstün tutuşu ve görüntüsü ile Yakuza, ender bir yapıya sahiptir. Siyah takım elbiseli, beyaz kravatlı, güneş gözlüklü, çoğu ustura traşlı, vücudu dövmeli, serçe parmağı kesik Japon mafyası, işleyiş tarzıyla, Rus ve İtalyan mafyalarını geride bırakır. Yakuza'nın, Japonya'da saklanma ya da yer altına çekilme gibi bir sorunu yoktur. Çünkü her zaman gözler önündedir, alkışlarla siyasal zemindedir, devletin içindedir, polisle kol koladır. Devlet görevlileriyle olan bu danışlıklı hareket tarzı, Japon mafyasına toplum düzenini koruma misyonu yüklemiştir. Suç unsurlarını asgariye indirip çözümü polise havale etmek de, en önemli işlevlerindendir. Tamamen geleneksel Japon anlayışı üzerine kurulmuş olan Yakuza, yaklaşık 20 bin kişilik ordusuyla, ülke genelini en ücra sokaklarına kadar kontrolü altında tutmasıyla meşhurdur. Üyelerini aşırı sağcı sokak gençlerinden de seçen Japon mafyası, büyük holdinglerden, köşe başlarındaki küçük iş yerlerine, partilerden karakollara kadar geniş bir yelpazede görülür.
    Sadakat, uyum, sevgi, saygı, suç, ceza motivleriyle süslü Yakuza, iç yapılanması ve hiyerarşik ilişkisini kusursuz bir şekilde yerine getirmesiyle, tam bir aile gibidir. Temel alınan nokta ise elde edinilen gelirin sağlıklı bir şekilde bir üst şefe ulaştırılması ve özellikle insanlara sevecen gözlükle ayrıca dış dünya ile ilişkilerde ölçülü olmadır. Japon mafyası yüklendiği görev nedeniyle kendisini gerçek yurtsever sayar, vatanın asıl koruyucusu olarak algılar, ülke çıkarlarını zedeleyici hiçbir davranışta bulunmaz. Özellikle yerel istihbarat ağının güçlü oluşu, ister istemez Yakuza'yı devletle yakınlaştırmış, hatta bazı durumlarda polisten daha avantajlı duruma getirmiştir. Nitekim çoğu sağcı ve liberal parti liderlerini Yakuza üst düzey şeflerini yanlarında bulundurmalarını yine Yakuza dostları ile üst düzey şeflerinin hareket alanlarını belirleyici toplantılar düzenlemeleri sıkça yaşanan olaylardır. En sert katı kurallarla donatılmış Japon mafyasının kendi arasında çelişki ya da çıkar hesaplaşmasına girdiği pek nadirdir; aksine son derece uyumlu bir çalışma tarzı vardır. Hangi üyenin hangi gruba bağlı olduğu, vücutlarına işlenmiş dövmelerle belirginleşmiştir, hangi mafya grubunun hangi alanı kontrolünde tutacağı da çok önceden beri netleştirilmiş, bölgeler paylaştırılmıştır. Kendi içinde hata yapan üyesinin küçük serçe parmağını keserek cezalandıran Yakuza, hataların çoğalması ile diğer parmakları da sırasıyla keser. Eğer hata affedilecek ölçüyü zorluyorsa direk polise teslim edilir, birkaç yıl cezaevine gönderilir, kendisini düzelterek gelmişse aynı grup içine terfi edilerek yeniden alınır. Bu nedenle Japonya'da işaret parmağı kesik kişilerin fabrikada çalışırken iş kazası geçirdiği düşünüldüğü gibi, küçük parmak ya da yüzük parmağı kesik olanların da Yakuza üyesi olduğu imajını uyandırırlar. Bazı durumlarda da bu görünüş farklılığının yanı sıra kaba saba davranış, küfürlü konuşma, çevredeki insanları rahatsız edici tavırlarda bulunarak kendilerine Yakuza süsü vermek isteyenler de vardır. Ancak gerçek şu ki, bu tip kişiler sadece Yakuza'nın alt birimlerince ayak işlerinde kullanıldığı, yeri geldiğinde de kenara attığı, çoğunluğu eğitimsiz, özellikle gençlerden oluşurr. Çünkü Japon mafyası Yakuza üye olarak arasına aldığı kişilerin akıllı, uyumlu, kuralları bilen, Japonya'nın birliğine, aileye sadık ve yeri geldiğinde acımasız bir kişiliğe sahip olmasını ister. Genellikle devlete ait olmayan özel işyerlerini haraca bağlayan Yakuza, para toplama işini aksatmadan, periyodik olarak mükemmel bir şekilde organize eder. Japon mafyasının elde ettiği gelir, büyük holdinglerin ülke payına düşen kazancından daha da fazladır. Ekonomik işleyiş diğer bazı ülkelerin tersinedir. Mafya babasının elemanlarına para vermesi söz konusu değildir. Aksine üyeler dostlarını beslerler.
    Daha önceleri topladığı "vergi"lerle ayakta duran ve insanlarda derin korkulara yol açan Japon mafyası Yakuza, son yıllarda uyuşturucu ve fuhuş sektörüne yönelince, eski popülaritesini kaybetmeye başladı. Özellikle ülke çapında organize ettiği ve kontrolünde tuttuğu rendevuevi gibi beyaz kadın ticaretinin yapıldığı yerlerde yaşananlar, son derece ilginçtir. Japon mafyasının eline düşen genç kızlar, böylesi yerlerde çok iğrenç bir şekilde kullanılırlar. Para karşılığında erkeklerle ilişkiye zorlanırlar. Her türlü pisliğe bulaştırılıp alıştırıldıktan sonra gelirden kendilerine küçük bir pay verilir.
    Tayland, Filipinler, Kore gibi bazı Güney Asya ve Kolombiya, Arjantin, Birezilya gibi Güney Amerika ülkelerinden getirilen kadınlar, Yakuza aracılığıyla, fuhuş merkezlerinde Japon erkeklerine bahisle sunulurak, herkesin gözü önünde, izleyenlerin alkış temposuyla fuhuş gösterileri yapılır. Böylesi yerlere, Japon olmayan erkekleri almazlar. Japon kadınlarının girmesine izin verilmez. Bu sektörden korkunç gelir elde eden Yakuza'ya, polis hiç bir şekilde müdahale etmez. Kirli işlerde yabancıları kullanmada uzman olan Japon mafyasının, özellikle buraya para kazanmak amacıyla gelen başta üçüncü dünya ülkeleri insanı olmak üzere, "gözükara" kişileri seçmesi de diğer bir noktadır. Uyuşturucu trafiğinde Çin, İran, Pakistan gibi ülkelerin insanlarını taşeron olarak kullanan Yakuza, "vizesiz gençlerden seçtikleri kişileri", görevleri bitince paçavra gibi polise teslim eder ve yurtdışı edilmesini sağlar. Bu anlamda, Japonya'ya yıllar önce gelmiş olan başta İran'lılar ve Çinliler, bu ülkeyi ve insanlarını, yakından tanımak avantajını yakaladılar. Yakuza-polis ilişkisini çok iyi bir şekilde çözdüler. Çinliler, halen Yakuza ile içiçe olmayı sürdürürken, Japonlara göre sert yapıya sahip İranlılarla Yakuza üyeleri arasında daha önceleri yaşanan yeraltı hesaplaşmaları ise zaman zaman kanlı oldu. Bunun üzerine, basın-devlet koordineli büyük bir anti propaganda kampanyası başlatıldı ve görüntü olarak bu ülke insanlarına benzeyen diğer kişilerin çoğu da, yer altına çekilmek zorunda kaldılar. Öyleki bazı olaylarda adı verilen ya da yakalanan alt birimdeki kişileri, 30 yıldır Japonya'da yaşamını kurmuş veya aynı zamanda Yakuza içinde en üst düzeyde şeflik görevinde olan aynı ülkenin insanları bile kurtaramaz. Japon mafyasının, toplum düzenini sağlayıp bir anlamda ön kontrülür görevini yapması ve bunu yürütürken polisle olan paralelliği ve danışıklığını, sokaktaki ilişkilerinden de anlamak mümkündür. Örneğin, tren istasyonları önlerinde kurulu, İsraillilere ait gömüş mücevher ve takıların satıldığı tezgahlar vardır Japonya'da. Gerçek patron hiç bir zaman ortalıkta gözükmezken, bu tezgahları çalıştıran kısa dönemli İsrailli gençler, her ay başı kendilerini ziyaret etmeye gelen mafya elemanlarına, belirli miktadaki parayı öderler. Böylece Yakuza elemanları, para ödeyen kişilerin tezgah yerlerini korumaya alır. Yaşanan her hangi bir problemde de, hemen olay yerine gelerek eğer sorunu çıkaran polis ise mafya elemanı görevliye, bu kişiyi tanımadığını söyler. Eğer polis olayı büyütüyorsa, bu kez üst düzeyde telefon görüşmeleri yapılır, her şey halledilmiş olur.
    Japon mafyası Yakuza'nın, sokakları kontrolünde tutarken, haraç olayına "haraç yada kendi değimleriyle vergi olayına" karşı gelenlerin üzerine polisi kışkırtması da, madalyonun diğer yüzüdür.
    Ayrı bir örnek te, Tokyo'da yaşandı. Ortadoğu usulu Fast-Food işyerinin önüne gelen iki Yakuza taşeronu, her ay 50 bin Yen paranın, vergi olarak kendilerine ödenmesini istediler. Durumu yasal olan işyeri sahibi, bu parayı ödememekte diretince, hemen sonra aynı kişiler polisle birlikte geldiler. Mafya elemanları, işletme belgesi olan iş yerine tekmeler savurup küfürler ederken, iş sahibi, karakola götürülüp saatlerce sorgudan geçirildi ve kendisine, Japon yasaları okundu. Karakoldaki görevli polis, her türlü formalite bittikten sonra, açık bir şekilde eğer Yakuza'ya bir miktar para ödenseydi, bu problemlerin yaşanmamış olacağını üzüntülü rollerle ifade etti, bunun da, Japonya'daki sistem olduğunu kendisine hatırlattı. Yani Yakuza, polisten önce kontrol görevini yapmış, karşısındaki güç kendisini maşgul edip direndiğini anlayınca, polisi kışkırtmıştı. Polisin, kendisine 50 m uzaklıktaki iş yerine neden iki ay boyunca gelmediği, neden Yakuza elemanlarıyla birlikte geldiğide olayın gerçek yönüdür.
    Ayrıca bu yapıdakı elemanların, son derece işlek olan tren istasyonları yakınında, elini ağzına götürüp sesler çıkararak işaretle uyuşturucu satmaları, hergün gözönünde yaşanan bir gerçektir. İşte, bu tip örnekler çoğaltılabilir.
    Japonya'da, Yakuza-polis ilişkisinin sokaklara yansıması böylesine açık ve nettir.

    Kaynak:TOKYO MEKTUBU-SENA ÇELİK










    Ömrümüz Rüzgarlar Altında Savrulan Bir Yaprak ne Kadar Geç Kalsakta Sonumuz Yine Kara Toprak





  8. #67
    B U R D A Y I M Mahsun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2009
    Bulunduğu yer
    Almanya
    Mesajlar
    9.498
    Konular
    2572
    Teşekkür
    76
    Aldığı Teşekkürler: 104
    Rep Puanı
    256903

    Standart

    Manga


    Manga, ülkemizde Anime'ye göre daha az bilinir ve çoğu kişi bu ikisini birbirine karıştırır. Basitçe Anime; çizgi film-animasyon, Manga ise; çizgi romandır. Tabi bunlar Japonlar'ın kendilerine has çizim stilleriyle oluşturulurlar. Yurt dışında (özellikle Avrupa'da) büyük bir hayran kitlesine sahiptir. Japonya'da ise halkın %60'ı Manga okur. Manga, Anime'ye göre daha kolay ve tek kişilik bir ekiple bile yapılabilir. Bütçesi ucuzdur, eğlencelidir ve bir anime kadar ses getirebilir. Türkiye'de şu yıllarda yaşanan Anime çılgınlığı gitgide büyümekte ve böyle giderse yakında raflarda Türkçe Mangalar görebileceğiz.
    Anime ve Manga Türleri


    Anime ve Manga türleri; Komedi, aşk, macera gibi türlerin yanı sıra terimlerle hitap edilen türleri de vardır, bunlar:
    • Shônen: Erkekler için yapılmıştır, genelde iyiyle kötü arasındaki kanlı savaşı anlatır, ama son yıllarda aşk ve macera üzerine eğilmeler olmuştur. "Shonen" ve "Shounen" olarak da karşımıza çıkıyor. Çoğu ülkede shounen türü tv'lerde çocukların psikolojisini bozduğu ve şiddete özendirdiği için yasaklanmıştır. (Örn: I"s, Video Girl Ai, DragonBall, Naruto, Zombie Powder)
    • Shôjo: Kızlar için, genelde konu aşka dayanır, mangalarında çizimleri farklıdır ve gözler normalden de büyük olur, genelde sevimli karakterler kullanılır. Ergenlik çağındaki kızları hedef alır. "Shoujo" da denir. (Örn: Sailor Moon, Card Capture Sakura, Darling wa Namamono ni Tsuki)
    • Chibi (Super Deformed): Bunlar ya küçük çocuklar için yapılmıştır ya da komedi unsurudur. Diğer türlere göre bu türde yapılmış pek anime veya manga yoktur. Genelde tv serilerinde bölümün sonunda çıkarlar. (Örn: Record of Lodoss War)
    • Mecha: Dev robotlar savaş, ölen pilotlar vs vs.. En çok tutulan türlerden biridir. Robot tasarımları büyük önem taşır eğer robotunuz seyirciler veya okuyucular tarafından beğenilmezse eseriniz berbat demektir. Örneğin en iyi mech serilerinden olan Macross serisi, Macross 7 gibi kötü bir yapım yüzünden beklediği başarıyı elde edememiştir, aksine Macross Plus çok iyi bir yapım olmakla beraber 4 yıl boyunca süren araştırmalar sonucu yapılmıştır, şu an Macross Firması Macross 7'yi unutturmak için çalışmalar yapıyor. (Örn: Macross Serisi, Escaflowne, Gundam)
    • Echi: Bunun üstünde kısa kısa duracağım çünkü tek başına pek bir işe yaramaz, genelde shônen türünde bulunur. Garip espriler, aşırı olmamak kaydıyla sapıklık vardır (Örn; Chobits, Tenjo Tenge, I"s)
    • Hentai: Bu tür genelde erkekler içindir ama kızlardan da izleyen ya da okuyan yok değildir. "Adult Anime" olarak da adlandırılır. Cinsellik ağırlıklıdır, genelde "18 yaş ve üstü" uyarısı olur. En çok para yapan sektörlerdendir. (Örn: LaBlue Girl, Shin Angel, Shusaku Replay Night)
    Anime-Manga Sözlüğü
    • ASİSTAN: Mangaka olmak isteyenlerin başlayacakları ilk seviye. Çoğu Mangaka, Mangaka olmadan önce başka bir Mangaka'nın yanında asistanlık yapmıştır.
    • BİSHOUEN: Kadına benzeyen erkek.
    • BİSHOUJO: Güzel kız.
    • DOJİNSHİ: Bir Anime veya Manga'nın orijinali ile alakası olmayan ve hayranları tarafından hazırlanmış çizim, öykü yada video...
    • FANSUB: Orijinal Japonca bir Anime videosunun altyazı programı ile hayranları tarafından, altyazı şeklinde, başka bir dile çevrilmesi.
    • MANGAKA: Manga çizen kimse.
    • OAV: Bu ''Original Animation Video'' 'nun kısaltılmışıdır. Sadece video kaset, dvd gibi ev sineması sistemleri olarak piyasaya sunulan Animeler'e denir. Görüntüler T.V. versiyonundan daha nettir. "OVA" da denilir.
    • OEKAKI: İnternet üzerinden çizilen paint chat olarak da adlandırılabilecek bir java programı. Kullanılabilen araçlar genelde Mangakalar'ın kullandıkları türden olur ve farklı bir stili vardır. Çizdiğiniz resmi aynı anda 100'lerce kişi görebilir.
    • OTAKU: Hayatını anime kültürüne adayan insan.
    • PILOT : Asıl mangayı çizmeye başlamadan önce yapılan küçük bir deneme mangası.
    • SEİYUU: Animeler'i seslendiren kişiler. (Çok ünlüdürler ve sadece bu işi yaparlar.)
    Kaynak: flameriders












    Ömrümüz Rüzgarlar Altında Savrulan Bir Yaprak ne Kadar Geç Kalsakta Sonumuz Yine Kara Toprak





  9. #68
    B U R D A Y I M Mahsun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2009
    Bulunduğu yer
    Almanya
    Mesajlar
    9.498
    Konular
    2572
    Teşekkür
    76
    Aldığı Teşekkürler: 104
    Rep Puanı
    256903

    Standart

    SAMURAY



    Savaş, Japon kültüründe önemli bir yer işgal eder. Ülkenin önemli klanları birbirleriyle pek çok kez karşı karşıya gelmiştir. Japon topraklarının sadece %20’si tarıma elverişli oluşu, toprak kavgasını doğuruyordu. Toprak savaşları da hem tinsel, hem de fiziksel gelişim ve mücadele yöntemlerini doğurdu. Samuraylar da bu olgular içinde ortaya çıktı. M.Ö. 660'da Ölümsüz Savaşçı adıyla bilinen Jimmu Tenno, bir kabilenin başına geçti. Tenno ve kabilesi Yamato bölgesine yerleştiler. Yamato klanı Asya’ya çeşitli seferler düzenledi. Kore ve Çin’in kültürel zenginliklerinden, teknolojilerinden ve savaş sanatlarından etkilendiler. İmparator Keiko, tarihte "Shogun" ünvanını taşıyan ilk kişi oldu. Bir nevi generallik rütbesi gibi de anlaşılabilecek Shogun ünvanı, Keiko’nun savaş sanatlarında geldiği üst noktayı da belirliyordu. Onun oğlu Prens Yamato da savaş sanatları konusunda çok yetenekliydi. Korkusuz, güçlü, gözüpek bir genç olarak tanındı ve Samuraylık anlayışında bir örnek teşkil etti.
    Samuraylar "bushido" anlayışını temel alıyordu. Bushido, "Savaşçının Yolu" anlamına geliyordu. Bushido felsefesinde korkunun yeri yoktur. Samuray, ölüm korkusunu yenmiş kişidir. Bu, dinginlik kazandırır ve efendiye sadakat sağlardı.
    9-12 yüzyılları arasında samuraylar bir sınıf haline geldi. İki adla anılırlardı: Samuray (şövalye), Buşi (savaşçılar). Bu insanların bir kısmı yönetici sınıflara bağlıydılar. Bir kısmı ise para karşılığı savaşabilirdi. Samuraylar, feodal derebeylerine (Daimyo) bütünüyle bağlıydılar. Hizmetlerinin karşılığında mevki ve arazi alırlardı. Daimyo’lar, Samurayları daha fazla arazi kazanmak ve gücünü arttırmak için kullanırlardı.
    Samuraylar, at üstünde, yaya, silahlı, silahsız dövüş konusunda eğitilmişlerdi. Ok da kullanırlardı. Ancak, 13. yüzyılda Moğol savaşları yaşandıktan sonra, Samurayların kılıç kullanımı ağırlık kazandı. Hatta mızrak ve naginata denen ucu kılıç şekilli mızraklar kullanmaya başladılar.

    Samurayların iki kılıcı olurdu. Uzun kılıç daito-katana, kısa kılıç shoto-wakizashi’ydi. Samuraylar çoğunlukla kılıçlarına isim (mei) verirler ve onların ruhuna inanırlardı. Çift kılıç taşıma ve kullanmaya daisho denirdi.
    1605 yılında Japonya’nın gelmiş geçmiş en ünlü samurayı Miyamoto Musashi, savaşçı yetiştirmek için bir okul açtı. 30 yaşına gelmeden 60’ın üzerinde kılıç dövüşünden galip çıkmayı başaran bu usta, yıllarca kendi okulunda dersler verdi. 1615 yılında bir başka tanınmış Samuray, Tokugawa Ieyasu, samuraylık hakkında bir kitap yazdı ve Samurayların barış zamanı yaşam biçimleri konusunda çeşitli bilgiler verdi.
    Samuray geleneği,1876 yılında İmparator Meiji tarafından ortadan kaldırıldı. Kılıç taşıma kanunlarını değiştiren Meiji, Samuraylığı tarihe karıştırdı. Ancak ve ancak imparatorluk ordusunda bazı rütbeli subaylar tören amaçlı kılıçlar taşırdı. 20 yüzyılda kılıç tekrar serbestleşti ancak askeri kullanım dışında sportif gelişim için kullanılmayha başlandı. 2. Dünya savaşından da hatırlayacağınız gibi tüm rütbeliler, hatta kamikaze pilotları özellikle de kılıçlıydı. Bushi öğretisinde, hece olarak geçen shi ibaresinin aynı zamanda ölüm demek olduğunu hatırlatalım. Yani, bir nevi bushidoka ölüm korkusunu yenmiş kişidir.
    Bu dönem öncesinde efendisiz kalan samuraylar, yani roninler zamanla ya isyan ederek öldürüldü ya da kılıçlarıyla seppuku/harakiri yaparak intihar ettiler.











    Ömrümüz Rüzgarlar Altında Savrulan Bir Yaprak ne Kadar Geç Kalsakta Sonumuz Yine Kara Toprak





Toplam 5 Sayfadan 5. Sayfa BirinciBirinci ... 345

Konu Bilgisi

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 üyemiz bu konuya göz atıyor. (0 kayıtlı üye ve 1 misafir.)

Bu Konu İçin Taglar

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •