Pursaklar’ı zor da olsa yendik ve galibiyet serimize devam ediyoruz.
En az iki maçtan daha galibiyetle ayrılmamız gerekiyor. İlk dörde kalabilmenin olmazsa olmaz şartı…
Kolay olanlar önümüzdeki iki maç.
İzmirspor ve kendi sahamızda oynayacağımız Lüleburgaz maçları…
Ama bu maçlarda bir, ikisinde tökezlersek de, son maçımız olan Ankara Demirspor maçını alırsak yine ikinci lige çıkarız.
Pursaklar maçında iyimi oynadık? Hayır… Ortalama her zamanki oyunumuzu oynadık…
Kalecimiz Gökhan gününde idi ve 3–4 gol pozisyonunu kendi şahsi çabasıyla önledi…
Takımdan Seyit Volkanı kenara koyarsak, çok da ahım şahım bir top oynayan bir takım değiliz…
Karşı takımlarda kabiliyetli olmayınca zorda olsa yeniyoruz…
Hayırlısı…

Kahramanmaraşspor yönetiminin geçen hafta Aksu TV de başarısız bir bağış kampanyası oldu.
Yönetici, neyi, nasıl ve ne zaman isteyeceğini bilen adamdır.
Aynı zamanda isteklerini planlayan ardından yöntemlerini belirleyip, uygulayan kişidir.
En sonunda sonuçları takip eder ve değerlendirir.
İşi aceleye getirmez…
Anlaşılıyor ki bu işler alel acele yönetimdeki bir iki kişinin kararı ile yapıldı.
Ve başarısızlıkla sonuçlandı.
Bir sonraki denemelerde daha kapsamlı bir çalışma yapılmalıdır…
Hele hele ikinci lige çıkan bir Kahramanmaraşspor’un bu anlayışla ve yapılanmayla yönetilmesi, tekrar bir alt lige gerisin geriye düşmekle sonuçlanır.

İzmirspor son sırada olsalar da kötü oynayan bir ekip değil…
Kendi sahamızdaki 5–1 lik mağlubiyetlerinden başka hiçbir maçta 2 den fazla gol yemediler.
Son haftadaki Ankara Demirspor’a attıkları çelmeyi unutmadan, bu maça çıkmalıyız.
Sonuç 1–0 olsun bizim olsun demeliyiz.
Ve oyun anlayışı ile özellikle savunma ve orta saha kurgusunu daha sağlam futbolculardan oluşturmalıyız.
İzmirsporun ne yapacağı belli olmaz…

Haftalardır oynatılmadan bekletilen Seyit Volkan’ın takıma katkısının ne kadar fazla olduğu görülüyor
Edip ve Cevher’i itelemek, ötelemek, takıma bir şey kazandırmaz.
Ha keza Özkan’ı da öyle…
Gaski menşeili futbolcuları daha çok sevebilirsiniz ama iyi bir takımda adil olmak en önemli etkendir.
Pursaklar maçında Şıralı gibi bir forvet oyuncusunda ısrarın anlamı, insana art niyet hissettiriyor.
Oldukça büyük meblağlar ödenerek devre arasında alınan bu futbolcunun transferi, insana yuh olsun bile dedirtiyor…
Maddi olarak zorunda zoru durumundaki bir takımın böyle hoyratlığı inanılır gibi değil…
Düzenlerini, bir şehrin sevgilisi durumundaki futbol takımını söğüşlemek üzere kuranlar bilmelidir ki:
‘’Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner…’’

AYŞE MELİH
''www.kanal46.com''